YanMenu

17
Au

Basın açıklaması

 

Ekmekçioğulları İşçileri

Cumhuriyet Halk Partisi’ni Göreve Çağırıyor:

“Başınızı Kuma Gömmeyin, Çözümün Parçası Olun”


 

Çorum’da sendikamıza üye oldukları için işten çıkartılan 90 işçinin hakları ve gelecekleri için sürdürdüğü mücadele bugün 77. gününde. 77 gündür Ekmekçioğulları işçileri haklı taleplerinin kabul edilmesi için fabrikanın önünde, Ankara yollarında, İstanbul’da patronun Otoparkları önünde, patronun Çorum’da evinin önünde direnişini sürdürüyor.

İşçi ve sendika düşmanı patron Rüstem Ekmekçi’nin Çorum’da işçilere uyguladığı hukuk katliamının son bulması için sendikamız başta Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkileri olmak üzere, Çorum Valisi’yle, Çorum Belediye Başkanı’yla, siyasi partilerin temsilcileriyle görüşmeler gerçekleştirerek sendikalaştıkları için cezalandırılan üyelerimizin işlerine geri dönmeleri için defalarca adım atılması gerektiğini belirttik.

Ancak zamana kadar yaptığımız tüm girişimlerden yanıt alamadık. Söz konusu Ekmekçioğulları işçilerinin talepleri olunca hükümet yetkilileri, milletvekilleri, mülki amirler de gözlerini kapadılar, kulaklarını tıkadılar.

Sendikalaşan işçi sayısı arttığı için övünen Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler bakanı da, Ekmekçioğulları işçilerinin mücadelesini görmezden geldi.

Üç maymunu oynadı oynamaya da devam ediyorlar.

Çorumlu işçilerin mücadelesine kulak tıkayan başka bir kurum da Cumhuriyet Halk Partisi olmuştur.

 

Çorum CHP İl Başkanı ve Çorum Merkez İlçe Başkanın Ekmekçioğulları ailesindendir.

Patron Rüstem Ekmekçi Çorum’da CHP’liliğiyle bilinen, CHP’liliğiyle övünen ve hem yerel hem de merkezi CHP yetkilileriyle organik ilişkisi bulunan Çorumlu bir işveren.

Rüstem Ekmekçi’nin Ekmekçioğulları işçilerine yaşattığı zulmün, işçilerin ve emekçilerin yanında olduğu iddiasını taşıyan en büyük muhalefet partisi CHP’ye de zarar verdiği düşüncesiyle ve Rüstem Ekmekçi’yle diyalog kanalları kurulması için konuyu defalarca CHP yetkililerinin gündemine taşıdık.

CHP’li Rüstem Ekmekçi’nin işlediği suçları, işçilerin yaşadığı mağduriyetleri CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na ilettik.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’yla sendika yöneticilerimiz ve Ekmekçioğulları işçilerinden oluşan bir heyetle 10 Şubat tarihinde İstanbul’da bir görüşme gerçekleştirdik. Yapılan görüşmede Ekrem İmamoğlu Rüstem Ekmekçi’yle görüşeceğini ve sendikamıza dönüş yapacağını bildirdi.

Ekrem İmamoğlu’ndan henüz bir geri dönüş alamadık. Rüstem Ekmekçi’yle görüştüyse görüşmenin sonuçlarını hala bekliyoruz.

Bekliyoruz ancak Ekmeçioğulları işçilerinin artık bir gün dahi oyalanmaya, kandırılmaya vakti kalmadı. Ekmekçioğulları işçileri kiralarını, faturalarını ödeyemiyor. İnternet faturasını ödeyemediği için çocukları uzaktan eğitim derslerine katılamıyor.

Artık bıçak kemiğe dayandı.

Ekmekçioğulları işçileri 77 gündür açlıkla mücadele ediyor.

Ekmekçioğullarının taleplerine artık kimsenin kayıtsız kalamayacağı bir noktaya gelindi.

 

Ekmekçioğulları işçileri bugün CHP Çorum İl Örgütü’nde açlık grevine başladılar.

Ekmekçioğulların işçilerin sorunların çözümü için Cumhuriyet Halk Partisi de en az iktidar kadar bu işin bir çözüme kavuşmasından sorumludur ve gerekli yapıcı adımları atmalıdır.

CHP’li Rüstem Ekmekçi ya işçi düşmanlığından vazgeçecek ya da CHP biz işçinin, emekçinin yanındayız demeyecek.

Çözüm yolu bulunana dek Ekmekçioğulları işçilerinin Çorum İl Örgütü’nde başlattığı açlık grevini devam edeceğini kamuoyuna ilan ediyoruz.

 

BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu

 

Büyük güçlükler içinden yaşamı üretme ustalığı gösteren emekçi halkımız,

Yaşadığımız bu zor günleri aşmayı da bilecektir.

2021 yılının sosyal refahı, toplumsal barışı tesis ettiğimiz,

Sağlığımızı, haklarımızı; toplumsal dayanışmayla, emekçilerin mücadelesiyle

Kazandığımız bir yıl olmasını diliyoruz.

Genel Yönetim Kurulu

İktidar partisi ve ortağı birlikte bir torba yasa hazırladı.

İçinde kıdem tazminatı hakkımız başta olmak üzere temel haklarımıza darbe vuracak düzenlemeler ve patronlara bizim cebimizden verilmesi öngörülen milyarlarca lira teşvik var.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan tüm itirazlara rağmen virgülüne dokunulmadan geçen bu torba yasa tasarısı önümüzdeki hafta meclis genel kurulunda görüşülecek.

Torba yasada aleyhimize olan düzenlemeleri işçiler olarak kabul etmemiz mümkün değildir. İlk günden itibaren söylediğimiz gibi kazanılmış haklarımı hedef alan her girişime karşı mücadele etmek ve direnmek meşru hakkımızdır.


Bu tasarı en başta kıdem tazminatlarımızı yeniden gündeme getiriyor.

Kıdem tazminatını dinamitleyecek düzenleme 25 yaş altı 50 yaş üzeri işçilerin belirli süreli sözleşmelerle çalıştırılmasında sınırın kaldırılmasıdır.

Oysa belirli süreli iş sözleşmesi istisnai bir sözleşmedir.

Her işte yapılamaz.

Üst üste tekrarlanamaz.

Ve bu sözleşmeyle çalıştırılan işçiler ihbar ve kıdem tazminatı alamaz.

Şimdi, 25 yaş altı ve 50 yaş üzeri işçiler için bu koşulları ortadan kaldırarak onların ihbar ve kıdem tazminatı hakkını tümüyle ortadan kaldırmak istiyorlar.

Anlaşılan kıdem tazminatımızı ortadan kaldırmaya genç işçi kardeşlerimizden, 50 yaş üzerindeki mesai arkadaşlarımızdan başlamak istiyorlar.

Kıdem tazminatının ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceğiz.

Tasarıda yer alan bir başka hak gaspı yine genç işçilere yönelik sosyal güvenlik hakkının tırpanlanmasıdır.

Teklife göre, 25 yaşın altında ve ay içerisinde çalıştığı saatler toplamı 10 günden az olan işçinin işvereni, yaşlılık aylığı primi ödemeyecek.

Bu işçiler emeklilik primini kendi cebinden ödemek zorunda kalacak.

Bunun anlamı, 25 yaş altındaki işçilerin çalışma yaşamına girmiş olmasına rağmen emeklilik hesabında bu yılların dikkate alınmaması demektir.

Kıdem tazminatının yanında bir başka büyük hak kaybı, işçilerin esnek çalıştırılmasının yaygınlaşmasına neden olacak kısmi süreli çalışmaya geçişin teşvik edilmesidir.

Part-time olarak da bilinen bu çalışma biçimine geçmeyi kabul eden işçilere ödediği gelir vergisinden muaf olacağı söylenecek ama gerçekte bu işçilerin gelirleri azalacak.

Üstelik kıdem tazminatı hesabında son alınan ücret geçerli olduğundan kıdem tazminatı miktarı da düşecek.

Tasarıda daha fazlası da var.

Kaçak işçi çalıştıran işverenlere af var.

Sigortasız çalıştırılan işçinin geriye dönük haklarını talep etmesine yasak var.

Bizlerin her ay aldığımız ücretler üzerinden düzenli gelir vergisi kesilirken, işverenlerin kurumlar vergisinde 5 puan düşüş var.

Patronlara prim, vergi ve stopaj destekleri var.

İşverenlere teşvikler artırılırken,

Kayıt dışı işçi çalıştıran işverenler dahi ödüllendirilirken,

Biz işçilerin kıdem tazminatlarının ve emeklilik haklarının parça parça kaldırılmasını hedeflemek haksızlıktır, hukuksuzluktur, vicdansızlıktır.

Artık yeter.

Kazanılmış haklarımızdan elinizi çekin.

İktidarı ve işverenleri bir kez daha uyarıyoruz:

Çocuklarımızın emanetinin ve geleceğimizin gasp edilmesine sessiz kalmayacağız!

BİRLEŞİK METAL-İŞ

Genel Yönetim Kurulu

Dilovası’nda kurulu Systemair HSK işyerinde çalışan işçilerin sendikamıza üye olmasının ardından şirket yönetiminin üyelerimize yönelik uyguladığı işten çıkarma, ücretsiz izin ve fiziki-psikolojik baskı kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Sendikamız ilk günden itibaren ulusal ve uluslararası kamuoyunu objektif ve düzenli olarak bilgilendirmiştir. Öte yandan şirket yönetiminin sendikalaşmaya yönelik tahammülsüz tutumundan vazgeçerek, işyerinde çalışan işçileri temsil eden sendikamızla görüşmelere başlaması için girişimlerimiz de kesintisiz olarak sürdürülmüştür.


Ancak Systemair HSK yönetiminin çalışma barışı için çözüm yolları aramak yerine hukuksuzlukta ısrarı sürüyor. Dün kamuoyuna yapılan ve baştan sona bugüne kadar şirket yönetiminin sergilediği hak ve hukuk tanımayan tutuma dayanak oluşturma niyeti taşıdığı anlaşılan açıklama da bu yöndedir.

Şirket yönetimi yaptığı açıklamada sendikamızın üye sayısı olarak işyerinde yeterli çoğunluğu sağlamadığını, Bakanlığa kendilerine sadece sendikamızın işyerinde yetki tespiti isteminde bulunduğunu bildirdiğini ifade etmektedir. Oysa sendikamız işyerinde 6356 sayılı yasanın aradığı yeterli üye çoğunluğunu sağlamış, Çalışma, Aile ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bu çoğunluğu kayıtlardan tespit etmesi için 9.10.2020 tarihinde başvuruda bulunmuş, Bakanlık incelemesini tamamlayarak işyerinde sendikamızın işçileri temsil etmek için yasanın aradığı üye çoğunluğuna sahip olduğuna dair “çoğunluk tespit belgesini” 15.10.2020 tarihinde tarafımıza iletmiştir.

Bu belge aynı zamanda işyerine de ulaşmıştır. Şirket yönetiminin açıklamasında yer alan “işyerinde sendikanın yetki alabilmesi için gerekli çoğunluk şirketimizde sağlanmamıştır” ifadesi doğru değildir. Belgesi bu açıklamamızın ekinde yer almaktadır.

Açıklamada sendikamızdan “yetkilendirilmemiş sendika” diye söz edilmektedir. Aynı açıklamada “en önemli değerimiz çalışanlarımızdır” da denmektedir. Hatırlatmak isteriz. Sendika, yetkisini en başta işyerindeki çalışanlardan alır. Şirket ise en önemli değerim dediği çalışanlarını, sendikalı oldukları için cezalandırmayı seçmiştir.

Şirketin yaptığı açıklamada ücretsiz izinlerin “sendikanın faaliyetlerinin pandemi dönemiyle birlikte arttırdığımız önlemleri sekteye uğratması sonucu, çalışanlarımızın kendi sağlıklarına yönelik endişe duymaya başlaması” nedeniyle uygulandığı ileri sürülmektedir. Sendikalaşma nedeniyle işçileri işyerinden uzaklaştırarak cezalandırmaya bulunan bu kılıf oldukça yaratıcı olmuştur. Hatırlatmak isteriz ki sendikamız işyerinde çoğunluk tespitini henüz almıştır. Bu süre zarfında ne şirket içinde, ne şirketin eklentilerinde herhangi bir sendikal faaliyette bulunmamıştır. Ayrıca işyerinde sendikal faaliyet işçilerin sağlık ve güvenlik koşullarını bozmaz, aksine iyileştirir. İşçilerin sağlık ve güvenlik koşullarını bozan işyerinde uygulanan baskı, ücretsiz izin uygulaması ve işten çıkarmalardır. Bunu anlayabilmek için uğradığı baskı nedeniyle fabrikanın nizamiyesinde rahatsızlanan üyemizin kamuoyuna yansıyan görüntülerini izlemek yeterlidir.

Özetle, şirket yönetiminin yaptığı açıklama, bugüne kadar uygulanan hukuksuzluklara dayanak oluşturmaktan uzaktır.

Oysa olanlar tüm açıklığıyla göz önündedir. Systemair HSK’da ulusal ve uluslararası normlarla güvence altına alınan temel işçi haklarını tümüyle çiğnenmiştir. Tek tek sıralamak gerekirse;

- Systemair HSK’da işçilerin Anayasal hakkı olan sendikalaşma özgürlüğü engellenmekte,

- Sendika üyesi olan işçilere ayrım yapılmakta,

- Sendika üyesi olan işçilerin sendika üyeliğinden istifa etmeleri için baskı yapılmakta,

- Sendika üyesi olan işçiler tek taraflı ücretsiz izini çıkarılmakta ve bu şekilde fabrikadan uzaklaştırılarak cezalandırılmakta,

- Sendika üyesi olan işçiler (dışarıda bekleyen arkadaşlarına selam verdikleri için) tazminatsız işten çıkarılmakta,

- Fabrika içindeki üretim olağan olmayan bir planlamayla bir başka tedarikçi şirkete kaydırılmakta,

- İşçilerin sendikal temsiliyeti tanınmamaktadır.

Sorunun hala çözümü olduğunu hatırlatmak istiyoruz. Şirket yönetiminin yapması gereken, tek bir dakika kaybetmeksizin işçilerin sendikal temsiliyetini tanımaktır. Ücretsiz izin uygulaması ayrımsız sona ermeli, atılan işçiler geri alınmalı, sendika ile görüşmeler biran önce başlamalıdır. Systemair HSK’da iş barışını sağlamanın tek yolu budur.

 

BİRLEŞİK METAL-İŞ
Genel Yönetim Kurulu